Dergiler Öykü

CİCOZ

By on 23 Haziran 2018

Sakın deneme, sonunu biliyorsun, dedi.

Adamın eli, kabuğu soyulmuş kızılcık dalı gibi gerili kaldı.

Kadının gözleri arsız yaban otlarıydı, yayılıp çoğalıyor, nefret her yanını kaplıyordu. Yaşanan gecenin karanlığına bata çıka daha da koyulaşmıştı. İşte tam oradan, hıncından düşen ilk korun açtığı gedikten bakıyordu.

Alkol, unutmak isteyenlerin dalgınlığına savurmuştu adamın bilincini. Hatırlamıyordu, niye burada, bu katta? Anlam daralıyordu, daralıyor ve korkularını dönüştürüyordu. Başı sarıklı mezar taşı gibi dikilmişti orada. Karısının yüzü o kadar yakındı ki eline, avcundaki öfkeye, bilmesi gereken haddine.

Zehirli sarmaşıklar ruhuna sarılmış, saldır komutunu bekleyen, ama niçin öyle durduğunu bilmeyen köpek dikkatiyle avına takılı kalmıştı. Aslında içinde kaybolduğu kendine bakıyordu. Belki de bir derenin serinliğine uzanmak, tarlalar dolusu çiçeğin baygın kokularını solumak isterdi. Elini indirdi. Nefretin tohumu yürekte çatlayınca ne kuruturdu? Arkasını döndü öfkenin dalına, budağına, ne kadar derine giderse gitsin köklerine. Çünkü sonunun nereye varacağını biliyordu.

….

( Not: Devamı, Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi / Mayıs- Haziran 2017 / 75. Sayıda)

TAGS
RELATED POSTS