Dergiler Öykü

DEMİR KAPI

By on 23 Haziran 2018

Muhasebecinin aftosu, yara gibi taşıdığı ikinci kadın olmanın acısıyla yüzünü buruşturdu.

Bu çay ne böyle, zifir gibi. Yürürken kalçaları oynaşıyor, yanaklar birbirine devriliyordu.

İyi yıkamamışsın yine. Al bunu, temiz bardakla yenisini getir, açık olsun.

Aynur, lahavle çekti içinden. Boş bardakları topladı, sokağa seğirtti.

Kadifesi pul pul dökülmüş, dedikodusu dinmiş merdivenlerden, gölgesini sürüyen bir ihtiyar çıkıverdi. Az kalsın çarpacaktı. Kusura bakma amca, dedi, basamaklara oturdu.

Şıngır mıngır kahkahalar, tembel gölgeler, rüzgârın tüllerle oynaşı yitip gitmişti. Yerinde çatık kaşlı, öksürüklü bir mevsim. İz bıraka bıraka sokaklardan çekilen adımlar.

Kafası kim bilir neye kızmış bir ayaz, iri gözlü evlerin tozunu üfüre üfüre gökyüzünü karıştırıyor, yırtık paltolarına sarılan üç beş meczubun üzerine, sokak yalnızlıkları serpiyordu.

(Not: Devamı Notos Öykü-Edebiyat Dergisi / Nisan- Mayıs 2017 / 63. sayıda)

TAGS
RELATED POSTS