Dergiler Öykü

KIRMIZIÇİZGİ

By on 7 Nisan 2019

Oralarda, işte taaa oralarda beyaz tutsaklık ne demek? Ben söyleyeyim, ya kayak ya da günlerce yan gel yat tatil. Ya buralarda? Buralarda üşümek, açlık, yokluk, ötesi var mı, var, ötesi donmak, ötesi ölüm, beyaz upuzun bir ölüm.

Bitmek bilmeyen kurum, yıkanamayan çamaşır, pislik, mikrop, bolca çamur, bok, püsür… daha da kötüsü, hastalıkların değiştirdiği çocuklar, ekle Şirvan, ekle. Biter mi?

Dur, az bir soluklanayım. Buraya gelmeden önce kahveye uğradım, çıt yoktu. İhtiyarlar gözlerini kısmış, dağlara bakıyor, sanki böyle yaparak bir şeyleri değiştirebileceklermiş gibi, evet evet aynen öyle, havayı kokluyorlardı. Görsen yüzlerini, akıma kapılmış kuşlar kadar kara, korkarsın.

Eğilip Ağlayan Gelin Çiçeği’nin baş aşağı sarkmış meyvesinin mor yapraklarına dokundu Şirvan, sağlıklı, kütür kütür dişlerini göstererek Jiyan’a döndü,

Ağlayan Gelin, hayret, bu mevsimde, hele de çiçek açması.

Bazı şeyler vakitsiz, hep vakitsiz. Nasıl da güzel, bu rengi daha önce görmemiştim, dedi kız.

Jiyan’ın gözlerinde sivrilen karanlığa, çiçeğin mor ışığı yansısa da uzayıp giden gölgesi çekiliverdi. Şirvan, bu kısacık anı yakaladı, ancak karanlığın kendi gözlerine aktığını fark edemedi.

Biliyor musun, buradaki tek güzel sensin.

Kızın sesine nüzul inmişti, sözcükleri dilinin barikatını geçemiyordu. Yine de, Gitme, diyebildi, n’olur gitme.

Korkma. Hiçbir şey olmayacak. Sana kavuşmadan.

 

Not: Öykünün devamı, Nisan 2019 Öykü Gazetesi’nde.

TAGS
RELATED POSTS