İletişim

DERYA DERYA YILMAZ

Yazar, Ressam, Öğretmen / Writer, Painting, Teacher

TÜRKİYE/ANTALYA

Mail: derya@deryayilmaz.com.tr

 

(c) Derya Derya YILMAZ - 2020 Tüm hakları saklıdır.

Antalyam; bu sözcük yüreğimi ısıtıyor; içimden böyle demek geliyor; onu benim kılmak, gönlümde ne kadar özel bir yer edindiğini anlatmak istiyorum belki de. Ama değil mi ki bir dünya kenti o; tarihi, doğal güzellikleri kadar, kültür ve sanat etkinlikleriyle de coşkun bir deniz. Eee, derdimiz günümüz de sanat olduğuna göre…

Gün geçmiyor ki bu güzel kentte bir festival, konser ya da sergi olmasın. Bunların önemlilerinden bir tanesi de pek çok sanat aktivitesine imza atan, süreğenliğini hissettiren, “Muratpaşa’da Sanat Var” ana başlığı altında Muratpaşa Belediyesi’nin “Kenti edebiyatla buluşturmak, edebiyatı kentle buluşturmak” düsturuyla yola çıkarak, dördüncü kez düzenlediği, 7-9 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Antalya Edebiyat Günleri”.

Etkinlik, Antalyalıyı, kendini Antalyalı hisseden tüm edebiyatseveri çatısı altında topladı; ne mutlu. Pek çok edebiyatçının davet edildiği bu çatıda, belki hak edilen katılımcı sayısı yer almadı, alamadı ama bir avuç da olsak bizlerin beğeni ve taktirini kazandı.

“Ressamın Atölyesinde Edebiyatçılar”

Sadece edebiyat mı, elbette değil, edebiyatı resimle harmanlayan hoş da bir sürpriz vardı: Artin Demirci’nin “Ressamın Atölyesinde Edebiyatçılar” başlığıyla, yağlıboya tekniği kullanarak yirmi bir edebiyatçıyı konu edindiği eserlerle, Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde, izleyicisiyle ilk gün buluşması çok çok keyifliydi doğrusu. Bu arada henüz görmeyenler için serginin 17 Kasım’a kadar süreceğini de eklemeliyim. Elinizi çabuk tutmanızı öneririm, serginin toplanması için fazla zaman kalmadı çünkü. Son derece güçlü etkiye sahip portreleri resme, hatta sanatın herhangi bir alanına bulaşma şansına erişmiş herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum. Laf aramızda, ben bayıldım.

“Edebiyat ve Mekân”

Edebiyata resim karışmış temanın “Edebiyat ve Mekân” olarak belirlenmesi ve zeminin, Antalya’yı Antalya yapan en önemli aktörlerden Kaleiçi olarak belirlenmesi bence çok anlamlı; yakışan da buydu. Yanı sıra Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Antalya Sanatçılar Derneği (ANSAN), Cam Sahne diğer mekanlar arasında boy gösterdi. Ancak ödül töreni Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Akabinde “Edebiyat Konuşmaları” alt başlığıyla “Onur Ödülü” deneyimli edebiyatçılar Lale Müldür ve Osman Şahin’e; “Yılın En İyi Öykü Kitabı Ödülü”, “Kimsenin Bilmediği İnsanlar” kitabıyla Kadri Öztopçu’ya, “Yılın En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü” de “Sessiz Şarkıcı” kitabıyla oyuncu Caner Cindoruk’a Özcan Karabulut, İbrahim Karaoğlu, Ayşegül Tözeren, Faruk Duman ve Zeynep Uzunbay’dan oluşan seçici kurul tarafından layık görüldü.

Sanat, sanatçısının icrası kadar, elbette izleyicisiyle de güzel ve anlamlı.

Edebiyat günleri geçti geçmesine, ama hani demiştim ya yukarıda, Antalya’da hiç etkinlik biter mi, diye, tabii ki bitmiyor, ardı arkası kesilmiyor. Sizi bilmem, ama ben klasik/modern batı müziğinin hemen her alanına her enstrümanına aşık biri olarak merak, heyecan ve sevinç içerisindeyim. Neden mi? Çünkü Amerikan caz şarkıcısı ve söz yazarı, yaşayan efsane Sheila Jordan’ın öğrencisi olmayı başarmış caz vokalisti, besteci ve eğitmen Elif Çağlar 14 Aralık’ta; piyanist, müzik direktörü ve besteci Çiğdem Erken 27 Aralık’ta Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde konser verecek. Daha da güzeli, bırakın Antalya’yı, Türkiye’nin en önemli sanat etkinliklerinden biri olan ve bir marka olmayı başarmış 20. Uluslararası Piyano Festivali’nin, 16-30 Kasım tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) başlayacak olması. Festival kapsamında Barbaros Büyükakkan ve Symphonic Project grubunun ilk konserinin ardından Selim Bölükbaşı, İdil Biret, Diego Valdivia, Kerem Görsev ve Evgeny Grinko gibi isimler de sahne alacak. Yerli ve yabancı dünyaca ünlü bunca sanatçıyı canlı dinlemek, izlemek harika bir deneyim olacak bizler için.

Sanat, sanatçısının icrası kadar, elbette izleyicisiyle de güzel ve anlamlı.  Ama doyurucu, zengin ve değerli bir sanat ortamı sunan bu etkinliklerden çıkarmamız gereken, Antalya’mızın canlı bir sanat kenti olduğu ve bunun ona çok çok yakıştığı gerçeği. Vakit ayırıp gidin derim.

Vallahi hep söylüyorum, hasbelkader ona kim taşra demişse, amiyane bir tabirle, halt işlemiş…

05.11.2019

Yorum Gönder